Duyurular
| Misafir Evimiz Yeni Yerine Taşınıyor... |
Ayışığı Derneği misafirhanesi yeni yerine taşınıyor, çalışmalar tüm hızıyla sürüyor.
|
| Tebliğ ve Davet |
BismillahirRahmanirRahim
Bizler insanlarla ne kadar ilgileniyor, faliyetlerimize ne kadar davet ediyoruz. Bizim ilmimiz ne kadar, kendimizi ne kadar yetiştirdik? Bilgimiz ne ki, insanları Kur'an'a ve Sünnet'e çağırıyoruz. Önce; biz uyuyormuyuz? Ona bakıp, ondan sonra "davetçi" kimliği ile insanları davet edip, ilgilenmemiz gereken insanların bizden beklentisi nedir? Diyaloğumuz hangi aşamada?
Davetçinin bu diyaloğu sürdürmesi için sürekli ilgi ve alaka göstermesi gerekir. Tabii bunları yaparken; davetçinin kendi işleri, yoğunluğu ve bir takım sıkıntıları da olacaktır. Bunları aştıktan sonra davetçi metodunda başarılı olacaktır.
Hazreti Ali diyor ki: Kim bana bir kelime öğretirse onun kölesi olurum. Resulallah Sav buyuyor ki : Kim bir hayra vesile olursa, o hayrı yapmış gibidir.
İşte bunları başardıktan sonra bir kişinin kurtuluşuna vesile olursak ne mutlu bize.
Mehmet Yıldız. |
| Haftanın Ayet ve Hadisi |
"Binasının temelini, Allah korkusu ve hoşnutluğu üzerine kuran kimse mi hayırlıdır, yoksa binasının temelini göçecek bir yarın kenarına kurup onunla birlikte kendisi de cehennem ateşi içine yuvarlanan kimse mi? Allah, zulmeden bir topluluğa hidayet vermez." (Tevbe 109 - Ali Bulaç Meali) "Yapılan işler niyetlere göre değerlenir. Herkes yaptığı işin karşılığını niyetine göre alır. Kimin niyeti Allah'a ve Resülü'ne varmak, onlara hicret etmekse, eline geçecek sevap da Allah'a ve Resülü'ne hicret sevabıdır. Kim de elde edeceği bir dünyalığa veya evleneceği bir kadına kavuşmak için yola çıkmışsa, onun hicreti de hicret ettiği şeye göre değerlenir." (Buharî, Bed'ü'1-vahy l, İman 41, Nikah 5, Menakıbu'l-ensar 45, İtk 6, Eyman 23, Hiyel l; Müslim, İmaret 155. Ayrıca bk. Ebü Davud, Talak 11; Tirmizî, Fezailü'l-cihad 16; Nesaî, Taharet 60; Talak 24, Eyman 19; İbni Mace, Zühd 26) |
| Ümraniye Kent Orman'da Kahvaltı... |
|
|
| Dünya müslümanları katliamı sessizce seyrediyor! |
Şeyh Ahmed Yasin’in Bizlere Mektubu Allah’ım! Ümmetin suskunluğunu sana şikayet ediyorum!”
Ben ki kocamış bir yaşlıyım. Kurumuş iki elim, ne kalem tutuyor ne de silah!
Sesimle yeri inletecek güçte bir hatip de değilim!
Ben ki saçları ağarmış, ömrünün son demlerinde, türlü hastalıkların yıktığı ve üzerinde zamanın belalarının estiği biriyim!
Tek isteğim benim gibi, Müslümanların zaaf ve aczinden müteessir olanların yazmasıdır!
Siz ey Müslümanlar! Suskun ve aciz, helak olmuş ölüler!
Hâlâ kalpleriniz sızlamıyor mu, başımıza gelen bu acı felaketler karşısında?
Bir halk yok mu? Hiç mi kimse yok, Allah için ve ümmetin namusu için kızacak?
Şerefli direnişçilerken, bizleri katil teröristler olarak ilan edenlere karşı duracak!
Bu ümmet utanmaz mı, şerefi çiğnenirken?
Siyonist katilleri ve uluslararası işbirlikçilerini görmezden gelirken!
Omuzlarımıza el verecek ve göz yaşlarımızı silecek bir bakış!
Bu ümmetin kurumları, sivil güçleri, partileri, teşkilatları ve bariz şahsiyetleri, Allah için kızmaz mı!? Tümü birden sokaklara dökülüp, bizim için dua etmeye;
“Ey Rabbimiz! Gücümüzü topla, zaafımızı gider ve mümin kullarına yardım et!” diye çağıramaz mı!?
Buna da mı gücünüz yetmiyor!?
Yakında bizim büyük ölümlerimizi duyacaksınız, o zaman alınlarımızda şu yazılacak:
“Bizler direndik! İleri atıldık ve kaçmadık!”
Ve bizimle birlikte çocuklarımız, kadınlarımız, yaşlılarımız ve gençlerimiz ölecek!
Onları, bu suspus ve bön ümmete yakıt yapacağız!
Bizden, teslim olmamızı ve beyaz bayrak dikmemizi beklemeyin!
Çünkü biz, bunu yapsak da öleceğimizi biliyoruz. Bırakın savaşçı onuruyla ölelim!
Dilerseniz bizimle olun, elinizden geldiğince, öcümüzü sizden her biri boynuna taksın!
Dilerseniz bize acıyarak ölümümüzü izleyin!
Temennimiz, Allah’ın, emaneti savsaklayan herkesten kısas almasıdır!
Umarız bizim aleyhimize olmazsınız! Allah aşkına, bari aleyhimize olmayın!
Ey ümmetin liderleri, ey ümmetin halkları!
“Allah’ım! Sana şikayette bulunuyorum… Sana şikayette bulunuyorum…
Sana şikayette bulunuyorum…
Gücümün azlığını, imkanımın yetersizliğini ve insanlara karşı zaafımı sana şikayet ediyorum…
Sen mustazafların Rabbisin… Sen bizim Rabbimizsin… Bizi kime bırakıyorsun?…
Bize cehennem olacak uzaklara mı? Veya düşmana mı?
Allah’ım! Akıtılan kanlar, dokunulan ırzlar, çiğnenen hürmetler, yetim bırakılan çocuklar, oğlunu yitirmiş anneler, dul kalmış kadınlar, yıkılmış evler ve ifsad edilmiş ekinler aşkına sana şikayette bulunuyorum.
Sana şikayette bulunuyorum! Gücümüz dağıldı… Birliğimiz bozuldu… Yollarımız ayrıldı… Halkımızın zaafını ve ümmetimizin bize yardım edip, düşmanı yenmedeki aczini sana şikayet ediyoruz…
Şeyh Ahmet Yasin
2.156 - "Onlara bir musibet isabet ettiğinde, derler ki: ""Biz Allah'a ait (kullar)ız ve şüphesiz O'na dönücüleriz."""
|
Güncel
| Aşama Seminerleri Başlıyor... |
|
Bu program; -->En az okuma-yazma bilen bayanlara yönelik üç aşamalı bir programdır. -->Amacı insanların din eğitimi yolunu açmak, günlük hayatta eksikliğini hissedebilecekleri (farz-ı ayn) bilgileri kazandırmak. Ayrıntılı bilgi ve irtibat için tıklayınız...
|







